Giriş yap Kayıt ol

KARANTİNA GÜNLERİNDE KOŞU – N0:001

İbrahim Koyun - Pacer

Tekilliğin Favorisi – Pandemide Koşu

Askerlik için İstanbul’u terk ettiğim Mart ayında beklenmedik bir misafir geldi, Covid-19. Yarı izole olduğumuz dış dünyadan tamamen soyutlanmıştım. 60 günlük evde kalma sürecimin yarısı daha önce hiç adımımı atmadığım bir şehirde diğer yarısı da 6 m2’lik bir odada geçmişti. 45 gün boyunca hiç koşamamıştım. Başta kötü hissetsem de sonra fark ettim ki kendime ayırabileceğim çok güzel bir zamanım vardı. İlk başta dijital etkinliklerle ve uzun süredir ara verdiğim bilgisayar oyunlarıyla önce yeni bir sosyal hayatı canlandırdım. Daha sonra kendimi motive ederek evde spora başladım.


Sağ ayak bir adım ileri, ilkbahar rüzgarının hissi ve stadyuma kaçak giriş….

Odadan (evde bile izoleydim) dışarıya çıkmayalı yaklaşık 20 gün olmuştu. Bırakın koşmayı
yürümeyi bile unutmuş gibi hissediyordum. Fakat o gün gelmişti: playlist’imi hazırladım, bağcıklarımı bağladım ve tüm heyecanımla stadyuma doğru yol aldım. Şehir stadyumuna geldiğimde kapıların kapalı olduğu gördüm aldırış etmeden etrafıma baktım ve tellerden atladım. Küçük bir ısınma koşmaya başladım 4:30 pace ile başladım aşırı mutluydum ta ki ilk turu atana kadar bir anda nabzım 180’e merhaba dedi. O an anladım ki her şeye sıfırdan başlamam gerekiyordu yavaşladım ve o gün Sexypace’de 3 km ile koşumu tamamladım. Sonraki gün 4 km sonra 5, 6, 7, 8… Ayda 300 km + koşarken Mayıs’ta 100 km’yi tamamlamak ilk hedefim oldu.


Evde olmayı sevmek ama koşuyu da ihmal etmemek

Haziran itibariyle İstanbul’a döndüm. Biliyordum ki burada Covid-19 çok daha popülerdi. O yüzden kendime yeni bir düzen oturttum. Sabah erkenden kalkıp (ki bu bana göre erken değil şehre göre de erken bir saatti) sokaklar boşken koşumu tamamlıyor kahvemi içip evime dönüyordum. Şehrin mecburen kalabalık olduğu akşam saatlerinde ise film izlemeyi, küçük online eğitimler almayı ve arkadaşlarımla telefon, Instagram, Zoom üzerinden görüşmeyi tercih ediyordum. Yazı tamamını neredeyse bu şekilde geçirdim. Yaz sonunda ise neredeyse eski formuma geri gelmiştim 5 km testi 18:10 dedi. Daha gidecek çok yolumuz var ama bence güzel bir geri dönüş olmuştu.


Sevdiklerimden vazgeçmeden pandeminin değiştirdiği her şey…

Geriye baktığımda aklımın ucundan bile geçmeyecek bir 8 ayım var. Peki formumu kaybetmeyen sen formunu tatile çıkarmış bize ne tavsiye edersin derseniz?

Öncelikle bu süreçte bize iyi gelen güzel anılarımızı bir hatırlayalım. Benimkiler F1 pistindeki inanılmaz bir deneyim olan The Speed Project’te görüşemediğim arkadaşlarımla bir anda her gün görüşür olmak, güzel geçen askerlik diye uzuyor.

Sonrasında; neden koşmuyorsun? Seni neler durduruyor? Bir bakalım.

Zamanım yok (en sevdiğim yalan). Kesinlikle koşmaya karar verdiğin o an başla, asla erteleme ve sonraki koşunu da daha o koşunu bitirmeden planla.

Kendime verdiğim sözlerden vazgeçebiliyorum sonuçta kimseye hesap vermiyorum. Bir arkadaşınla sözleş ver beraber sosyal mesafeli bir koşu yapın yada birbirinizi arayın ve aynı anda başlayın.

Motivasyonum ya da hedefim yok. İşte o noktada biz varız. No Reason Co. Dijital Challenge’lardan, canın sıkıldığında seni motive edecek ekibe kadar aradığın her şey burada. Üstelik bir de güzel ödüller oluyor.

Yarışlar 2021’deymiş veya ertelenecekmiş öyle diyorlar. Sen kendi yarışını belirle veya normalde o gün koşacakmış gibi antrenman yap. Arkadaşlarınla küçük iddialara girip ödülle de sonuçlandırabilirsin. Tabii bir de dijital yarışlar var onları da kaçırma.

Hava kötü! Bu havada koşulur mu hiç! Önce doğru ekipmanlarını seç, sonrasında koşuyu bitirdiğinde kendine bir sığınak bul. Şaka şaka eve dön hemen üstünü değiştir ve sıcak bir şeyler iç. Unutma yıllardır kışın da koşuyorduk.

Daha soracak çok sorun varsa da bana, Ozan’a, Zeynep’e, Ömer’e… No Reason Co. ekibindeki herkese sor. Her zaman yanında olan bir aile orada seni bekliyor.

Herkese sağlıklı, aşılar tamamlana kadar sosyal mesafeli, bol koşulu ve mümkün olduğundan fazla huzurlu bir kış diliyorum.